1,5 Derece Hedefi Zorlaşıyor!

Şahin, Paris Anlaşması ile küresel sıcaklık artışının 2 derecenin altında ve mümkünse 1,5 derecede tutulmasının hedeflendiğini ancak dünya genelindeki ülkelerin karbon emisyonuna ilişkin taahhütleri ve uygulamalarının bu hedeflere ulaşmayı zorlaştırdığını kaydetti.

Şahin, kümülatif karbon emisyonu miktarının ulaştığı rakama göre sıcaklık artışının kaç dereceye çıkacağına dair hesaplama yapılabildiğini, bu hesaplamada kullanılan toplam karbondioksit miktarına “karbon bütçesi” denildiğini belirtti.

Küresel sıcaklık artışının matematiksel olarak 2011’den bu yana Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) tarafından çok net bir şekilde hesaplandığını vurgulayan Şahin, “Atmosfere salınan karbondioksit miktarı, karbon bütçesi için belirleyici bir faktördür. İnsan etkinlikleriyle her yıl yaklaşık 40 milyar ton karbondioksit atmosfere salınıyor. Birikimi gösteren ölçü, sanayi çağının erken dönemleri olan 1850’lerden bu yana insanlar tarafından atmosfere salınan toplam karbondioksit miktarıdır. Bu salımların sonucunda karbondioksitin atmosferde birikimi, karbon bütçesinin tükenmesine neden oluyor.” dedi.

Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sıcaklık artışını yüzde 50 olasılıkla 1,5 derecede sınırlamak için belirlenen toplam karbon bütçesi 2 trilyon 865 milyar ton. Ancak şu ana kadar atmosfere salınan karbon miktarı 2 trilyon 590 milyar tonu buldu yani 2024’ten itibaren 1,5 derece bütçesinden sadece 275 milyar ton kalmış oluyor. Eğer emisyonlar hızlı bir şekilde düşürülmezse, karbon bütçesi yaklaşık 7 yıl içinde tükenerek 1,5 derece hedefinin tutturulma ihtimalini ortadan kaldıracak. 2 derece sıcaklık artışı için belirlenen toplam karbon bütçesi ise 3 trilyon 740 milyar ton.”

POZİTİF GERİ BESLEME MEKANİZMASI

Tüm ülkelerin toplam emisyonlarının, 2023’ten sonraki yıllar boyunca 275 milyar tonu geçmemesi halinde 1,5 derece hedefine ulaşma şansının olduğunu dile getiren Şahin, emisyonların hızlı şekilde düşürülmemesi durumunda 1,5 derece bütçesinin 2030’ların başında tükeneceği uyarısında bulundu.

Son bulgularda 2023 yılında küresel sıcaklık artışının, 1,48 derece olarak gerçekleştiğine dikkati çeken Şahin, “Artık, karbon bütçesinin tamamını tüketmeden önce 1,5 derece hedefini kaçıracağız gibi duruyor. Çünkü karbon bütçesi pozitif geri besleme mekanizmalarını hesaba katmıyor. Bu nedenle biz 2030’a gelmeden, karbon bütçesi tükenmeden 1,5 dereceyi görmek üzereyiz ya da gördük sayılır.” diye konuştu.

Şahin, pozitif geri besleme mekanizmasını şu sözlerle açıkladı:

“Tek ısınma kaynağı karbondioksit değil, metan gibi başka ısıtıcı gazlar da var. Buzulların erimesi, okyanusun asitlenmesi ve donmuş topraklardan metan salımı gibi faktörler, beklenenden daha hızlı bir ısınmaya yol açıyor. Donmuş toprak eriyince, on binlerce yıl önce donarak orada kalan organik maddeler açığa çıkarak çürümeye başlıyor ve bir sera gazı olan metan ortaya çıkıyor. Bunlar bizim hesaplayamadığımız hızda ısınmaya neden oluyor. Bunları karbon bütçesinde görmüyoruz çünkü bu düz bir hesap. Bu yüzden 1,5 derece bütçesi bitmeden 1,5 dereceyi, 2 derece bütçesi bitmeden de 2 dereceyi göreceğiz.”

Şahin, 1 derecelik ısınma hedefinin 2015 yılında kalıcı olarak geçildiğini, sadece 8 yılda 1,5 derecenin kalıcı olarak geçilmesine çok az kaldığını yani küresel ısınmanın hızlanarak ilerlediğini bildirdi.

“YÜZYIL SONUNDA ISINMA 4 DERECEYİ BULABİLİR”

Paris Anlaşması altındaki ulusal katkı taahhütlerinin, dünya genelindeki sıcaklık artışını 2,7 dereceye kadar artırma riski taşıdığının altını çizen Şahin, şunları söyledi:

“Her ülkenin dediğini gerçekleştireceğinin bir garantisi yok, eğer bunu yapamazlarsa, 3 dereceyi de geçebiliriz. Ülkeler enerji dönüşümünde başarısız olursa ya da bütün buzulların tamamen erimesi gibi pozitif geri beslemeler çok hızlı ilerlerse o zaman 3 dereceyi 2050-2100 arasında görebiliriz hatta yüzyıl sonuna kadar bu ısınma 4 dereceyi bile bulabilir. Ama yakın gelecekte 1,5 dereceyi göreceğiz ve 2 dereceyi de 2040’larda göreceğimiz kesin gibi.”

En fazla karbon salan ülkeleri Çin, ABD ve Hindistan olarak sıralayan Şahin, bu ülkelerin, küresel emisyonların yüzde 50’sinden sorumlu olduğunu, en az karbon salan ülkelerin ise en yoksul, en az gelişmiş ülkeler ile küçük ada ülkeleri olduğu bilgisini paylaştı.

Şahin, sözlerini şöyle tamamladı:

“Her yıl en çok emisyon yapan ülke Çin ama tarihsel emisyonlarda birinci sırada değil çünkü onlar daha geç başladı. Tarihsel emisyon sıralamasında birinci sırada ABD var. Avrupa Birliği’nin tamamı ikinci, Çin üçüncü sırada. Rusya ve İngiltere, Japonya olarak sıra devam ediyor ve Türkiye burada 26’ıncı sırada. Çin, Türkiye, Hindistan küresel emisyonlarda en yüksek miktara henüz ulaşmadı ama AB ülkeleri, ABD buna ulaştı ve düşüşe geçti. Dünya için küresel emisyonlar henüz pik yapmadı, geçen sene yüzde 1,1 oranında artış yaşandı.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir