“`html
T24 Haber Merkezi
Vücutta aşırı yağ birikiminin kronik bir hastalık olan obezite, hem Türkiye’de hem de dünya genelinde ciddi bir sağlık tehdidi oluşturmaya devam ediyor. Obezite oranlarının Türkiye’de yüzde 30’u geçerek Avrupa’da en yüksek seviyeye ulaştığının altını çizen DoktorTakvimi uzmanı Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Hümeyra Bozoğlan, “4 Mart Dünya Obezite Günü” dolayısıyla bilgilendirici açıklamalarda bulundu.
Obezite tanısının konulmasında beden ölçüleri önemli bir rol oynuyor. Dr. Hümeyra Bozoğlan, bu konuda şöyle ifade etti: “Obezite değerlendirmesinde en yaygın kullanılan yöntemlerden biri Beden Kitle İndeksi (BKİ) dir. 18 yaş üstü bireylerde BKİ değeri 30 kg/m2 üzerine çıktığında obezite olarak kabul edilir. Ayrıca, bel çevresi ölçümü de oldukça kritiktir. Erkeklerde 102 cm, kadınlarda ise 88 cm beklenen bel çevresinin üzerindeki değerler abdominal obeziteyi göstermektedir?” diye belirtti.
Modern yaşam obezite oranını artırıyor
Obezitenin genetik, çevresel, davranışsal ve hormonal faktörlerin birbiriyle etkileşiminden kaynaklandığına dikkat çeken Dr. Bozoğlan, hormonal bozuklukların ve metabolik sorunların da bu durumu tetikleyebileceğini aktardı. O, şu ifadeleri kullandı: “Tiroid bezinin az çalışması (hipotiroidi), polikistik over sendromu, insülin direnci ve Tip 2 diyabet gibi durumlar obeziteye yol açabilir.”
Dr. Bozoğlan, modern yaşamın getirdikleri ile obezite sıklığının her geçen gün arttığına da vurgu yaparak, “Bu durum sadece yetişkinlerde değil, çocuk ve ergenlerde de obezite sorununu artırıyor. Dünya genelinde 650 milyon bireyde obezite bulunuyor ve Türkiye, Avrupa’da en yüksek oranla ikinciliği paylaşıyor.” dedi.
Obezitenin sağlık üzerindeki olumsuz etkileri
Obezitenin yalnızca estetik kaygılar oluşturmadığını, aynı zamanda pek çok kronik hastalığa zemin hazırladığını söyleyen Dr. Bozoğlan, şunları belirtti: “Kalp hastalıkları, yüksek tansiyon ve inme riskini artırmakta, ayrıca bu duruma bağlı ani ölüm riski de artmaktadır. İnsülin direnci, Tip 2 diyabet ve karaciğer yağlanması gibi hastalıklar da obeziteyi besleyen unsurlar arasında yer alıyor.”
Dr. Bozoğlan, obez hastalarda kanser riski ve solunum problemleri gibi durumların da daha fazla görüldüğünü, eklem sorunları ile birlikte ruhsal sağlığın da olumsuz etkilendiğini hatırlattı.
Dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivite şart
Dr. Hümeyra Bozoğlan, obezite tedavisinin en temel bileşeninin sağlıklı bir yaşam tarzı olduğunu belirterek, “Dengeli ve sürdürülebilir bir beslenme planı oluşturulmalı, düzenli egzersiz alışkanlıkları kazanılmalıdır. Önerilen egzersiz süresi, haftada 150 ila 300 dakika arasında olmalıdır.” dedi.
Ayrıca, hastaların klinik durumlarına uygun ilaç tedavi yöntemlerinin düzenlenmesi ve takibi gerektiğini vurgulayan Bozoğlan, obezite cerrahisinin sadece belirli kriterleri karşılayan hastalar için uygun olduğunu ifade etti.
Cerrahi müdahaleler her hasta için uygun değil
Dr. Bozoğlan, obezite cerrahisinin etkili bir tedavi alternatifi olabileceğini belirtirken, “Ancak her obez birey cerrahi tedavi adayı değildir. Burada dikkat edilmesi gereken ölçütler, hastanın BMI değeri ve mevcut sağlık durumudur. Ciddi psikolojik sorunlar veya bağımlılıklar olan kişilere cerrahiden ziyade başka tedavi yöntemleri önerilir,” şeklinde konuştu.
Tüm bu süreçler sonrasında hastaların, iyileşme sürecinde dikkat etmesi gereken yaşam tarzı değişikliklerini öğrenmesi gerektiğini ifade eden Dr. Bozoğlan, “Ameliyat sonrası dönemde uygulanan yöntemler doğrudan kilo kaybını etkileyebilir.” dedi.
Obeziteyi önlemenin yolu bilgi ve motivasyondan geçiyor
Obeziteyi önlemenin anahtarı olarak sağlıklı bir yaşam tarzının benimsenmesi gerektiğini dile getiren Dr. Bozoğlan, “Dengeli bir diyet ve düzenli egzersiz alışkanlığı oluşturmak bu konuda kritik öneme sahiptir. Stresle yönetim ve yeterli su alımına özen gösterilmelidir.” dedi.
Son olarak, sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri ile metabolizma hızının arttığını belirten Dr. Bozoğlan, bu konulara dikkat etmenin obeziteye karşı önemli bir koruma sağlayacağını vurguladı.
“`
More Stories
Yaşlılık hastalığı olarak biliniyordu artık gençlerde de görülüyor!
Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’ndan iyi yaşlanma önerileri: Lokmaları azalt adımları çoğalt
Araştırma: Âşık olduğumuzda bize neler oluyor?