‘Sıcak havalarda gıda zehirlenmesi ölüme neden olabilir’

Uzman Diyetisyen Mine Özkazanç Akren, yaz aylarında daha sık görülen gıda zehirlenmeleri hakkında uyarılarda bulundu.

KÜÇÜK BİR İHMAL ÖLÜME YOL AÇABİLİR

Yaşamımızı sürdürmek ve sağlığımızı korumak amacıyla tükettiğimiz besinlerin, bazı durumlarda sağlığımıza zararlı hale gelebileceğine dikkat çeken Uzm. Dyt. Akren, “Besinlerle ilgili işlemlerde yapılacak küçük bir ihmal, onu tüketen insanların sağlığını bozarak, gıda kaynaklı hastalıklara ve ölümlere yol açabilir’’ diye konuştu.

GIDA MARKETTEN ÇIKTIKTAN SONRA SİZİN SORUMLULUĞUNUZDA 

Birçok ülkede gıdanın daha güvenli hale getirilmesi için çeşitli uygulamaların ve konuya ilişkin yasal düzenlemelerin oluşturulmasına rağmen gıda kaynaklı hastalıkların yaşandığını söyleyen Akren, “Her yıl milyonlarca insan, bulaşmış (kontamine olmuş) besinleri tüketmesi nedeniyle gıda kaynaklı hastalıklara maruz kalmaktadır. Besin zinciri içinde yer alan çiftçiler, üreticiler, marketler ve restoranlar çok dikkatli bir şekilde belirlenmiş sıkı gıda güvenliği yöntemlerini uygulamak durumundadırlar. Fakat gıda marketten çıktıktan sonra, gıda güvenliği artık satın alan kişinin sorumluluğundadır’’ dedi.

GIDALAR TEMİZ TUTULMALI

Gıda güvenliğinden bahseden Akren, “Gıda güvenliğini sağlamakla ilgili en önemli kuralları hepimiz biliriz. Gıdaları temiz tutmak, sıcak yemekleri sıcak ve soğuk yemekleri soğuk tutmak gibi. Bu ana kuralları bilmemize rağmen gıda kaynaklı hastalıklar düşündüğünüzden daha yaygındır” ifadelerini kullandı. 

KİMİNDE BELİRTİ GÖZÜKMEZKEN KİMİNDE BELİRTİLER ÇOK AĞIR SEYREDEBİLİR

Gıda kaynaklı hastalıklara herkesin yakalanabileceğine değinen Akren, şu bilgileri paylaştı:

“Bazı kişiler daha korunmasız olabilmektedir. Bebekler, gebeler, yaşlılar veya kanser hastaları gibi bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler risk altındadır. Bu kişisel farklılıklar da göz önünde bulundurulmalıdır. Aynı kontamine (bulaşmış) besini tükettikten sonra sizde oluşan belirtiler diğer kişi de oluşmayabilir. Kiminde hiçbir belirti gözükmezken kiminde belirtiler çok ağır seyredebilir. Görülen reaksiyon bakteri veya toksinin besin ile ne oranda bulaşmış olduğuna, tüketilen besin miktarına göre değişkenlik gösterebilir.”

ET, TAVUK VE YUMURTA GİBİ BESİNLERDE BAKTERİLER OLUŞABİLİR

Bakterilerin yaşamak ve çoğalmak için zamana, besine, neme ve uygun sıcaklığa ihtiyaç duyduklarının altını çizen Akren, “Et, tavuk, balık, yumurta ve süt gibi proteinli besinler bakterilerin üremesi için iyi bir ortam oluştururlar. Bakteriler -10 ile 65 derece arasında ürerler, besinler -10 derecenin altında depolandığı zaman bakterilerinin üremeleri yavaşlar. Dondurma işlemi ise bakteriyi öldürmez fakat üremeyi durdurur’’ ifadelerini kullandı.

HANGİ BAKTERİ HANGİ GIDALARDA GÖRÜLÜR?

Gıda kaynaklı hastalıklara yüzlerce bakterinin neden olmasına rağmen, Salmonella, Staphylococcus Aureus, Campylobacter Jejuni,  Clostridium Perfringens, Eshericia Coli, Listeria Monocytogenes bakterilerinin en kötü olanları olduğunu vurgulayan Dyt. Akren, bu bakterilerin hangi gıdalarda bulunduğunu şöyle sıraladı:

Salmonella: Çoğunlukla çiğ / iyi pişmemiş tavuk, et, yumurta balık veya  pastörize edilmemiş sütte bulunur.

Staphylococcus Aureus: Gıda ile uğraşan kişilerden geçer. Deri, burun,  boğaz enfeksiyonları yoluyla taşınır ve gıdaya geçer. Bu nedenle mutfakta kişisel hijyen ve temizlik önemlidir.

Campylobacter Jejuni: Gıda kaynaklı hastalıklara neden olan bakterilerin başında gelmektedir. Salmonella gibi çiğ/ iyi pişmemiş tavuk, et ve pastörize edilmemiş süt ve kirli sularla taşınır.

Clostridium Perfringens: Her yer de bulunabilir ve oksijenli ortamlarda üreyebilir. Bazen büfe mikrobu olarak da adlandırılır.

Eshericia Coli: Çiğ ve iyi pişmemiş kıyma veya pastörize edilmemiş sütten geçebilen bu bakteri ciddi sağlık bozucu etkilere neden olabilir.”

ÇAPRAZ BULAŞMAYA DİKKAT EDİLMELİ

Bakteri ve diğer mikroorganizmaların gıda kaynaklı hastalıkların en yaygın nedeni olduğunu hatırlatan Akren, şunları söyledi:

“Bakterilerin besinlere bulaşabilmeleri için mutlaka bir aracıya gereksinimleri vardır. Bu aracılar genellikle insanlar ve hayvanlardır. Besinlerin işlenmesinde kullanılan araç-gereçler (kesme tahtaları, dilimleyici, karıştırıcı ve öğütücüler gibi), işletme suyu, ortam havası, toz, toprak, çiğ besinler, uygun olmayan koşullarda bekletilen çöpler, haşereler, kemirgenler ve insanlar önemli çapraz bulaşma kaynaklarıdır.”

BESİN GÜVENLİĞİ SAĞLANMALI

Biyolojik bulaşanları engellemek için besin güvenliğini sağlamaya yönelik Dünya Sağlık Örgütü’nün de önerdiği 5 ilkenin çok önemli olduğunu söyleyen Akren, “Temizlik, pişmiş besinlerle çiğ besinlerin ayrılması, uygun pişirme, besinlerin uygun sıcaklıklarda saklanması ve güvenilir ham madde ve su kullanılması’’ ilkelerini hatırlattı.

DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN DURUMLAR

Uzm. Dyt. Akren, gıda zehirlenmesinden korunmak için yapılması gerekenleri ve dikkat edilmesi gereken unsurları şöyle sıraladı:

 “Kırılma riskleri nedeniyle zorunlu olmadıkça hazırlama ve üretim aşamalarında cam malzeme kullanımı tercih edilmemelidir.

Ambalajlanmış ürünlerin tercih edilmesi, taş, toprak ve saman gibi fiziksel bulaşanları önlemek açısından önemlidir.

 Sebze, meyve ve yumurta satın alırken, görünür şekilde toz, toprak, saman, hayvan dışkısı kalıntılarının olmamasına dikkat edilmelidir.

Yiyecek üretimiyle uğraşan bireyler, kişisel hijyen kurallarına uymalıdır.

Açıkta satılan besinlerin alınmaması, taş, toprak ve saman gibi fiziksel bulaşanları önlemek açısından önemlidir.

 Uygun olmayan süre-sıcaklık uygulamalarına dikkat edilmelidir.

Ekipmanlara bulaş olması (bıçak, kesme tahtası ve kurulama bezi vb.) engellenmelidir. 

Tüketime hazır besinlerin çiğ besinlerle temas etmemesine özen gösterilmelidir.

Güvenilir olmayan hammadde kullanımından sakınılmalıdır.”

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir